Bir Filistin sorunundan dem vurulur da, İsrail sorunu hiç denmez nedense. Şu anda pek bir şey yazma arzum yok bu konuda. Filistin'in demografisine dair aşağıdaki harita, dünyanın o bölgesinde ne olup bittiğini, hiç bir ek bilgiye, yoruma gerek olmaksızın anlatır.
Birinci harita, İsrail Devleti hiç ortada yokken, Filistinli Araplar'a ait olan toprakları gösteriyor; yani Filistin'in, politika eli değmeden önceki doğal etnik yapısını.
İkinci harita, Birleşmiş Milletler'de yapılan ve doğal etnik yapıdan hayli uzak olan, dolayısıyla da Filistinli Araplar'ın da, o dönem onları korur görünen Arap devletlerinin de daha en baştan kabul etmediği, ancak dünya tarihinde az rastlanır bir şekilde, halkların kendi kaderini tayin hakkı tamamen görmezden gelinerek onlara dayatılan, politika eli değmiş paylaşım planını.
Üçüncü haritadaki yeşil kısımlar, Araplar'ın beyhude savaşlarının ve Filistinliler'in karşılarındaki devasa askerî güce çaresiz direnişlerinin ardından, İsrail'den onlara kalan topraklar. Reelpolitikle insanî bir çözümü dengede tutmaya çalışan pek çok görüş, Filistin'in iki parçasının birbirlerine bağlanması şartıyla, bunun hakkaniyetli bir çözüm olabileceğini söylüyor. Ama bir sonaki haritada göreceğimiz gibi, İsrail'in buna yanaşmaya da niyeti yok.
Dördüncü haritada, 2000 yılında, İsrail yayılmacılığından Filistinliler'e kalmış noktaları görüyoruz.
Haritanın 2014 yılındaki hâlinde, o noktalar gitgide noktacığa dönüşmüş vaziyette. Çünkü bu 14 yıl içerisinde, İsrail, o yeşil noktalarda yeni yerleşim yerleri kurmaktan hiç vazgeçmedi ve sırf 2013 yılında, 2000'ün üzerinde yeni yerleşim birimi kurdu.
Hal böyleyken, yani meselenin İsrail yayılmacılığı olduğu, bu topraklarda olup bitenin "ağır çekimde etnik temizlik" olduğu, Filistinliler'in şiddet hareketlerinin buna direniş olduğu (ki son 10 yıl içerisinde şiddete çok az başvurdular) aşikârken, Filistin tarafında suç bulmaya nasıl devam edilebilir ki? İsrail'in, tüm dünyanın gözü önünde ve hiç bir bedel ödemeden işlediği bu zincirleme suçlar nasıl görmezden gelinebilir ki?

No comments:
Post a Comment