Friday, April 27, 2012

Ali Nesin vs Oya Eronat

Ali Nesin’in e-posta yoluyla Nesin Vakfı duyuru listesi üyeleriyle paylaştığı şahane mektup. Sivas Olayları’nın ne olduğu daha iyi özetlenemez herhalde. Bu metni kim kaleme almıstır sorusu, Sivas katliamina dair en önemli soru. Oya Eronat’ın meclise giriş şekli de, aslında alâkasız durmakla birlikte, bu tabloyu tamamlayan bir unsur…

Aslı Sümer

Kamuoyuna

Sivas katliaminda hayatini kaybeden şair Metin Altiok'un kizi Zeynep Altiok, Sivas olaylari konusunda gorusleri alinmak uzere Meclis'e davet edilmis.
Davet eden, İnsan Haklarini İnceleme Komisyonu'nun bir alt komisyonu.
Toplantida, Diyarbakır AKP Milletvekili Sayin Oya Eronat, “Hiç Aziz Nesin'i kendi kafanızda sorguladınız mı? 'Keşke Aziz Nesin konuşmasaydı da babam ölmeseydi' dediniz mi?'' sorusunu yöneltmis Zeynep Altiok'a.

Eger Aziz Nesin hayatta olsaydi elbette gereken cevabi en keskin ve en etkili bicimde verirdi.
Aziz Nesin artik aramizda degil, cevap veremez.
Aziz Nesin'in yerini doldurmaya calismak hic haddim degil, ama Sayin Oya Eronat'a asagidaki acik mektubu yazmaktan kendimi alakoyamadim.
Kamuoyuna saygilarimla sunuyorum.
Ali Nesin

Sayin Oya Eronat,
Aziz Nesin'in konusmasini okudugunuzu sanmiyorum.
Tashih edilmemis metin http://www.nesinvakfi.org/aziz_nesin_sivas_konusmasi.html sayfasindadir.
Tahrik edici tek bir cumle yoktur.
Olsa bile, sordugunuz soru, Insan Haklari Komisyonu'nun bir uyesi tarafindan yoneltilecek bir soru degildir.
Sizin o komisyondaki goreviniz insan haklari ihlallerinin faillerini bulmaktir.
Siz Sivas faillerinin avukati degilsiniz ki tahrik konusuyla ilgilenesiniz.
Ayrica, babasi yanarak olmus bir kizin duygulariyla oynayarak kendisinden siyasi emellerinize alet edeceginiz bir cevap ummak, Meclis'in, dolayisiyla milletin size verdigi gorevi kotuye kullanmak demektir.
O komisyon uyeligi bu amaca hizmet icin size verilmemistir.

Sayin Oya Eronat,
Sivas olaylarinin faillerinin Aziz Nesin'in konusmasini dinlediklerini mi saniyorsunuz?
Gercekten olaylarin tahrikten mi kaynaklandigina inaniyorsunuz?
Bilginiz icin: Konusma halka acik degildi, kapali bir salonda ve davetlilere verilmistir.
Sivas olayinin failleri de tahmin edersiniz ki konusmaya davet edilmemislerdi.

Sayin Oya Eronat,
Bildigim kadariyla Cumhuriyet tarihi boyunca ve hatta Osmanli Imparatorlugu zamaninda bile, topraklarimizda bir guc tarafindan organize edilmemis bir ayaklanma ya da linc girisimi olmamistir.
Sivas kiyimini fiilen gerceklestirenler hic kusku yok ki seriat isteyen cahil ve zavalli bir guruhtu.
Onlara dusman olmayi kendime yakistiramam.
Onlardan hesap sormak da benim isim degil.
Ancak bu korkunc katliami planlayanlardan ve tasarlayanlardan hesap sormak hepimizin gorevidir, en basta da o komisyonda bulundugunuza gore sizin gorevinizdir!

Bu mektubumun sonunda olaylardan iki gun once, dolayisiyla Aziz Nesin'in konusmasindan da once Sivas'ta dagitilan bir metin okuyacaksiniz.
Bu metin belli ki neyi nasil ifade edecegini cok iyi bilen ve hesaplayan biri tarafindan dikkatle kaleme alinmistir. Alalade bir metin degildir.
Bu metni kim kaleme almistir?
Gorevinizi animsattigim icin beni bagislayin.
Zeynep kardesime sordugunuz munasebetsiz sorunuz karsisinda sessiz kalamadim.
Saygilarimla,
Ali Nesin
“MÜSLÜMAN KAMUOYUNA
“Bismillâhirrahmânirrahim
“Peygamber, mü’minlere kendi canlarından ileridir. Onun hanımları da mü’minlerin analarıdır.” (Ahzâb:6)
“Mü’minlere öz canlarından daha ileri olan Allah Resûlü (S.A.V.)’ne ve O’nun temiz zevcelerine, Allah’ın beytine (Kâbe’ye) ve kitab’ı Kur’an’a alçakça küfredilmekte ve mü’minlerin izzet ve namuslarına saldırılmaktadır. “Dünyanın bazı bölgelerinde şeytan ve onun yandaşları olan emperyalist kâfirler, dinimize ve mukaddes değerlerimize dil uzatmaktadırlar. Bunun başını ise satılmış, mürted Salman Rüşdi köpeği çekmektedir. “Bu şeytanî oyunlara karşı, izzetli ve duyarlı Müslümanlar yiğitçe mücadele ortaya koyarak, bu uğurda canlarını feda etmekten çekinmemişlerdir.
Bu iğrenç oyunların bir uzantısı olarak ülkemizde de; AYDINLIK gazetesi denilen bir paçavrada, mel’un Rüşdi’nin figüranlığına soyunan, dünya emperyalizminin gönüllü uşağı Aziz Nesin, aynı şekilde, Kur’an’ın korunmuşluğuna dil uzatmış, Hazret-i Peygamber (S.A.V.)’in aile hayatını (hâşâ) bir genelev ortamına benzetmiş ve ümmetin anaları olan hanımlarına (hâşâ) fahişe deme cür’etinde bulunmuştur. Bu olay, dünyanın değişik yerlerinde kâfir devletler tarafından dahi kabul görmezken, basımına müsaade edilmezken, ne yazık ki laik ve ikiyüzlü T.C. Devleti tarafından yayımlanmasına izin verilmiş, ayrıca bunu kabullenmeyip protesto eden izzetli Müslümanlar, devletin polis ve jandarması tarafından coplanmış, kurşunlanmış, bir kısmı da hapishanelere atılmıştır. “Salman Rüşdi köpeği Müslümanlar’ın çok az olduğu kâfir bir ülkede korkudan sokağa çıkmaya bile cesaret edemezken, onun yerli uşağı Aziz Nesin köpeği, yanında kendisiyle beraber bir ekiple birlikte, şehrimiz Valisi tarafından davet edilip, şehirde adeta Müslümanlar’la alay edercesine gezebilmektedir.
“Kâfirler şunu iyi bilmeli ki:
“İslâmın Peygamberi’ni ve kitab’ın izzetini korumak için, bu uğurda verilecek canlarımız vardır. “Gün, Müslümanlığımızın gereğini yerine getirme günüdür. “Gün, Allah (C.C.)’ın vahyi Kur’an-ı Kerim’e, Allah’ın meleklerine, Allah’ın Resûlü Hz. Muhammed (S.A.V.)’e, O’nun ailesine ve ashabına yöneltilen çirkin küfürlerin hesabının sorulması günüdür. “
‘İman edenler, Allah yolunda savaşırlar.
Kâfirler de tağut yolunda savaşırlar. O halde şeytanın dostlarıyla savaşın. Çünkü şeytanın hilesi zayıftır.’ (Nisa:76) “Galip gelecek olanlar, şüphesiz ki Allah taraftarı olanlardır.

No comments:

Post a Comment