Sunday, January 20, 2013

Mali, Fransa, Suriye

Aşağıdaki yorumuma konu yazı şu. Aslında abartmışım "konuya dair okuduğum en düzgün analizlerden biri" derken. Suriye konusunda, genel görüşün, daha doğrusu genel "okumuş", "elit", "ilerici" söylemin azıcık bile dışına çıkabilen, yani muhalif bir yazıya rastladığımda sevindirik olmaya o kadar alışmışım ki, çatır çatır eleştiren bir yazı görünce "şahane" diye düşündüm. Halbuki Fransa'nın Mali'ye müdahalesi çok daha geniş çevrelerce kınanıyor zaten, yani bu konuya dair  eleştirel bir yazı yazmak o kadar da az rastlanır bir şey değil (Aynen Irak'ın işgali gibi). Halbuki Suriye (ve tabii Libya) konusunda, yazarın da büyük ölçüde anaakıma (maalesef en uçları, en makul sesleri dahi içine almış olan anaakımın) dahil olduğu hissediliyor. İşte yorumumu:



« Yazınız, konuya dair okuduğum en düzgün analizlerden biri, özellikle Ulusal Cephe’yle ilgili olan kısım fikirlerime tercüman! İtiraz edeceğim nokta “Arap baharı”nı sahiden de tarihsel sürecin bir parçasıymış gibi kullanmanıza. İşaret ettiği olguları açıklayabilmekten olabildiğince uzak, sadece kafa bulandıran, jenealojisi elbet bir gün yapılacak olan ve tahminen tam da o kolonyalistlerin yapıştırmış olduğu bir kavram. Tunus’ta ve Mısır’da olanlarla Libya ve Suriye’de olanların neredeyse hiç bir alakası yok ki Arap Baharı diye bir genelleme olabilsin! Libya’da sokak hareketi neredeyse hiç olmadı. Daha en baştan Bingazi’den silahlarla yürümeye başladı “devrimciler”. 1 ay geçmeden de NATO bombalamaya başladı zaten. Suriye’de ise sokaktaki halkın boğulması çok uzun zaman almadı (bugün hemen erkesin yaptığı gibi rejimin bastırması yüzünden de diyebilirsiniz, silahlı Allahuekberciler’in direnişi monopolize etmesinden de diyebilirsiniz). Ama ne bu iki ülkenin Şer Ekseni’ne mensup olması şüphe çekiyor, ne de ABD ve yandaşlarının bu iki devrime neden koşulsuz destek verdiği sorusu soruluyor! 

Yani o çivisi çıkmışlık Libya’da başladı, Suriye’de devam ediyor. Irak’ın müdahalesinde seslerini çıkartanların yüzde 95’i “Libya’da aynı şey oluyor” demedi. Suriye’yi doğrudan bombalamıyorlar (muhtemelen verecekleri kayıpları göze alamadıklarından) ama isyancılara her türlü desteği veriyorlar. Ben vaktiyle şöyle anlatmıştım meramımı, hâla sonuna kadar arkasındayım:
http://aslisumer.blogspot.fr/2012/02/on-syrian-regime-syrian-contestation.html

Bu arada, Fransa’nın Mali’ye askeri müdahalesini çok daha lamsız cimsiz kınayan bir siyasetçi var: Villepin (daha doğrusu emekliliğini bir türlü kabullenemeyen siyasetçi). Açıkçası Sarkozy yükselirken Villepin’in silinip gitmesini tesadüf olarak görmekte zorlanıyorum ben (Yetişin komplokovucular!). Clearstream’i yakından izlemedim ama en nihayetinde her ikisi de işin içindeydi. Hem Sarko gitti ama Atlantist/emperyalist politikalar sapasağlam ayakta! »

Aslı Sümer, 13/01/2013

No comments:

Post a Comment