Wednesday, August 28, 2013

Haytham Manna'nın François Janne d'Othée'ye verdiği röportaj

Suriye’de kimyasal silahların kullanılması Batılıları, rejimi cezalandırmaya itebilir. Bu konuda ne düşünüyorsunuz ?
Ben de, liderliğini yaptığım koordinasyon da buna tamamen karşıyız. Rejimi güçlendirmekten başka bir işe yaramayacaktır. Ayrıca müdahale daha çok şiddet getirme, yıkıma yıkım katma ve siyasi diyalog kapasitesinin biraz daha tahrip edilmesi risklerini taşıyacaktır. Birinci sorumlu, askerî-güvenlikçi bir çözümü tercih eden rejimdir. Ama terörle savaşmaktan bahsederken El Kaide’yle bağlantılı aşırılara yardım etmek de nesi ?

Size göre, Batılılar yanlış seçeneği mi tercih ediyorlar ?
En baştan beri siyasi hatalar birbirini izledi. Birleşik Devletler, Fransa ve Birleşik Krallık, tarafları radikalleşmeye itti. Cihatçıların Suriye’ye gitmesine engel olmadılar, bu konuyu gündeme getirmek için de çok uzun süre beklediler. Demokrasi, Suriye’nin yıkımını hedefleyen tüm bu projenin neresinde ki ? Hem kılavuzlarının ahlak olduğunu mu sanıyorsunuz ? Halepçe katliamı sırasında gözlerini kapadılar. Kimyasal silah kurbanlarının, ihtilafın başlangıcından beri ölen 100.000 kişiden çok daha fazla dikkate alındığını görmek de şaşırtıyor beni.


Kimyasal silah kullanılan katliamın sorumluluları kim ? 
Henüz emin değilim ama elimizdeki bilgiler Cumhurbaşkanı Hollande’ınkilerle çelişiyor. Binlerce kurbandan bahsediliyor ama elimizdeki listedeki isim sayısı 500’ün altında. Bu, kesinlikle hakikatle değil, propagandayla, psikolojik savaşla karşı karşıya olduğumuz anlamına geliyor. Ayrıca kullanılan kimyasal silahlar el yapımı. Rejimin tepeden tırnağa silahlı ordusunun buna ihtiyaç duyacağını mı düşünüyorsunuz cidden? Videolar ve fotoğraflar, saldırıdan once internete koyulmuş, daha ne olsun? Halbuki bu malzeme Amerikalılar için kanıt niteliğinde!

İhtilafın taraflarından birinin Batılıları, müdahaleye teşvik ettiğini mi düşünüyorsunuz? 
Sahneye koyulmuş bir oyun var ortada. El Kaide’nin daha önceden kimyasal silah kullandığını biliyoruz zaten. Özgür Suriye Ordusu, kuzeydeki operasyonlarının % 80’ini, El Kaide ve onunla bağlantılı gruplarla ortaklaşa gerçekleştiriyor. [Silahlı muhalefeti koordine eden] Ahmed Curba bir ay evvel sahadaki güç dengesini değiştireceğini ilan etti.  Halbuki tam tersi ordu ve rejime bağlı ordu ilerlemeler kaydetti. Yani isyancıların bu durumdan kurtulması ancak doğrudan bir müdahaleyle mümkün olabilirdi. Bekliyoruz. Eğer sorumlu el Kaide ise bunu yüksek sesle ve kuvvetli bir şekilde söylemek gerekecek. Eğer rejimse, Birleşmiş Milletler’de bir karara varmak gerekecek. 2-3 ülkenin, hepsinin de takdire şayan oldukları iddia edilemeyecek olan dostlarını bir araya getirmeleri olacak iş değil.

Batılılar ile Ruslar’dan hangisi daha tutarlı sizce? 
Ruslar daha tutarlı çünkü [rejimle isyancıları aynı masaya oturtması beklenen] 2. Cenevre görüşmeleri için ciddi şekilde uğraş veriyorlar. Amerikalılar aldatıcı davrandı. 2 veya 3 kez, tam bir yakınlaşma olurken çekildiler.

Siyasi bir çözüm hâla mümkün mü ? 
Her şey mümkün ama özellikle Amerikalılar’a bağlı. Fransızlar onların arkasından gidiyor. Suriye’yi kurtarabilecek tek şey siyasi bir çözüm. Ama silahlı muhalefet bir delegasyon üzerinde anlaşamıyor bir türlü.

Beşşar el Esad’a ne olacak ?
Kalmayacak. Nihayetlenirlerse eğer, müzâkereler, de facto, bir parlementer rejime götürecek. Şayet, en azından, 2. Cenevre’ye temel oluşturan metne -ki en iyi metin- sadık kalmaya, her şeyden önce uluslarası bir mutabakatla razı gelinirse. Şunu söylememe de izin verin : Azınlıkları katletmekten bahsedilirken, kendisi de bir azınlık mensubu olan cumhurbaşkanına çekilmesini ya da çekilmemesini nasıl söyleyebiliriz ? Bugünlerde Batı siyaseti, Suriye’nin bütünlüğünün ve azınlıkların kollayıcısı konumanı güçlendirmiş vaziyette. Öte yandan kimse zaferini ilan edemez : Şiddet o kadar kör hâle geldi ki, sonlanması için, muhaleftle rejimin çok daha geniş bir cephe oluşturması gerek.

Röportaj: François Janne D'Othée
Çeviren: Aslı Sümer 


No comments:

Post a Comment