Saturday, January 12, 2019

Gaskonyalı Sarı Yelekliler'in 28 Kasım 2018 tarihli bildirisi


“Macron İstifa!”
Eyvallah, peki ya sonra?  


Eğer yerine başka bir oligarkı; bizi temsil ettiğini iddia ederek narsistçe takıntılarını ve kudret fantazilerini doyuracak olan başka bir kurtarıcıyı geçirmek içinse, soğukta, yağmurun altında sokaklara dökülmenin âlemi var mı? Yurttaşların ekseriyeti artık vergi ödemek istemediğinde, kendilerini onyıllardır kandırıp duran “aracı organlara” (partiler, sendikalar, dernekler...) güvensizliklerini belirttiğinde, yüzbinlerce Fransız devletin başının istifa etmesi talebiyle ülkelerinde hayatı felç ettiğinde mevcut “temsili demokrasi”-demokrasi artık sadece adında kal- iflas etmiştir. Başka örgüt biçimleri bularak egemenliğimize kavuşmamız gerekiyor.
Hareketimizin, elitlerimizi son derece kaygılandıran büyük gücü, politik, sendikal yahut da projektör ışıklarının peşindeki, kendini sözcü ilan etmiş tiplerden gelebilecek her türden kendine mal etme girişimine direnmeyi başarmış olmasıdır. Bunun kalıcı olması için temsilcilerimizin bizi gerçekten temsil etmelerini de sağlamamız gerekiyor. Temasın olmadığı bir dünya istemiyoruz ve bizi bağımlı, dolayısıyla da savunmasız kılan ve dijitalin devasa enerji ve çevre faturalarını şişiren bu yeni iletişim teknolojileri modasına temkinliyiz. Ne haz bakımından ne de tartışmalarda, hiçbir şey doğrudan insanî temasın yerini tutamaz.
Hareketimizin şekil alma sürecine ve dolayısıyla ilerideki demokrasimize yön vermesi gereken bazı doğrudan demokrasi yöntemlerini hatırlatmak istiyoruz. Bu yöntemler bundan 2500 yılı aşkın zaman önce Atina’da düşünülüp yürürlüğe konulmuş ve Orta Çağ’da bazı Avrupa topluluklarında; Fransız, İngiliz veya Amerikan Devrimleri sırasında; Paris Komünü’nde; 1905 Rus Konseyleri’nde; 1936 İspanyol Devrimi’nde; 1956 Macar isyanında ve günümüzde Chiapas veya Rojava’da farklı şekillerde uygulanmıştır.
- Genel meclis: Yerel, yani mahalle veya ilçe düzeyinde, bir araya gelerek kendisini ilgilendiren meselelere dair kararları verecek ve bölgesel ve ulusal düzeylerdeki temsilcileri seçecek olan halktır, birkaç temsilci değil.
- Kura: Bölgesel veya ulusal seçimlerde de belediye meclislerinde de adaylar, tüm toplumsal kategorilerin temsil edilmesini ve iktidar meraklılarının dışarıda kalmasını teminen, kurayla belirlenecektir.
- Vekilliğin tek seferlik olması: Halkı temsil etmek bir kariyer değildir ve temsilcilerimiz yeniden seçilmelerine değil görevlerine odaklanmalıdırlar.
- Yetkilendirilme zorunluluğu: Bir vekil sadece ve sadece, yurttaş meclislerinin kendisini haklarında açıkça vekil tayin ettiği kararları uygulayabilir.
- Azledilebilme: Vekâlete ihanet durumunda, her vekil görevlerinden her an azledilebilir olmalıdır.
- İşleri dönüşümlü yapmak: En nankörlerinden en haz verici olanlarına, işlere herkes iştirak eder.
Sarı Yelekliler, eskilerine eklenen bir parti veya sendika haline gelmemelidir. Politika bir uzman işi değil, bir halkı oluşturan özerk bireylerin vecibesidir: Doğrudan demokrasi, böyle bireylerin yetişmesi için gerçek ve zorlu bir eğitimi geliştirmeyi gerektirir. Böyle bir projeye herkesin iştirak etmesinin şartı bir toplum oluşturabilmek için son derece eksikliğini duyduğumuz bir şeye, boş zamana sahip olmaktır: O boş zamanı da günlük hayatımızdan çekip almalıyız (iş, ulaşım, aptallaştıran eğlenceler vb.). Doğrudan demokrasi kurma mücadelesi devasa zorluktadır ve daha üst düzeylerde bir araya gelinmeden evvel yerel düzeyde düşünülürse çok daha kolay başa çıkılır olacaktır.
Hayatlarımızın iplerini ancak, bir yandan bu çılgın üretim-tüketim sistemini felç ederken (mesela neden yıl sonu bayramlarına yönelik hem ticari hem de sosyal bir boykot çağrısı yapmayalım ki?) diğer yandan halkların tarihinden tevarüs etmiş demokratik ilkeleri, burada ve şimdi yeniden canlandırarak alabiliriz. Çocuklarımıza üzerinde yaşanabilir bir Yerküre ve onun üzerinde onurlu bir şekilde büyüme ihtimalini bırakmak için başka şansımız yok.


Gaskon[yalı] Sarı Yelekliler
28 Kasım 2018




Çeviren: Aslı Sümer


Not: 1,5 ay önce yazılmış bu bildiriyi Bordeaux'nun bağımsız sineması Utopia'nın aylık program kitapçığında görünce heyecanlandım çünkü özellikle de yıllardır dile getirdiğim ama egemen ideolojinin damarlara işleyip bazı şeyleri izahtan vareste kabul ettirme gücünden dolayı çok zor savunulur olan iki ilkeyi açıkça öneriyorlar: başta milletvekilleri olmak üzere temsilcileri kurayla belirleme ilkesi ve tüm işleri paylaşma ilkesi. Ayrıca kendilerini adlandırmak için tarihsel-coğrafi bir yerel kimliği seçmiş olmaları, dijitalin maliyeti, aracı organların (en iyi ihtimalle) işlevsizliği, boş zamanın ve nasıl değerlendirileceğinin önemi gibi noktalara değinmeleri de, bu insanların meselenin (LE mesele) özünü müthiş kavradığının kanıtı. İki ufak noktaya itirazım var; daha doğrusu biri itiraz biri sorgulama ama ayrıntılara dair oldukları için bahsetmeyeceğim bile. 

No comments:

Post a Comment