Tabii ki de o kadar kolay değil açılış. Demin markete giderken kafamdan bir sürü şey geçiyordu, ama kafamdan geçerken daha böyle su gibi geçiyor, yazmaya başlayınca aynı şey değil. Acaba yazar olmak ya da olmamak arasında zannettiğimden daha net bir çizgi mi var ?
Simdi hatırladım, « adam gibi » deyimi geçmişti aklımdan, kullanmalı mı kullanmamalı mı ? Tamam, dilde olsun, başka alanlarda olsun siyaseten doğruculuk ve püritenlikten (bile bile aramadım buna « Türkçe » karşılık) çok hazzetmiyorum ama erkek anlamına gelen kelimeyi olumlama için kullanmak doğru mu yoksa atmalı mı dağarcıktan ? Zor soru. Ama ortada bir karar verememe durumu olduğuna göre, felsefî çıkmazda sıkışmak yerine alternatif aramak daha iyi fikir değil mi? Pratik ol. Ara bakalım...
Aday 1: doğru dürüst
Aday 2 : doğru düzgün
Olmadı işte. Adam gibinin kuvveti yok hiçbirinde. Hiç aklıma gelmeyen bir karşılık vardır belki de. Tabii kafamda tilkiler dolaşırken geliveren “doğrus düzgün” meselesi ...var. Yazmayacağım onu.
Hah bir de, site seçimi meselesi vardı aklımdan geçen. Oradan genel seçememe (Strauss'la tatilden önce kaldığım yer) sorunu tabii. Kuzen Musti dalga geçmişti benimle, bir elektrik süpürgesi almak için yaptığım araştırmalar ve pençesinde kaldığım kararsızlıklar yuzünden. O kadar da haklıydı ki, o süpürge alışverişi, hayatta yaptığım en kötü alışverişlerdendi! Bir buçuk yılını doldurmadan ruhunu teslim eden ACER bilgisayarımı da büyük araştırmalardan sonra almamış mıydım?
No comments:
Post a Comment